Klasik gitar dağarındaki eserler üç yüzyıla yayılır ve bu süre içinde çalgının kendisi de değişmiştir. Bir eseri doğru çalmak, hangi çalgı için yazıldığını bilmekle ilgilidir.
On sekizinci yüzyıl öncesinde bugünkü gitarın yerinde farklı telli çalgılar vardı; tel sayısı, akort düzeni ve gövde ölçüleri bugünkünden ayrıdır. Bu dağardan yapılan aktarımlarda bazı seslerin oktavı ve bazı akor dizilişleri değişir.
On dokuzuncu yüzyılda gitar bugünküne yakın biçimini aldı ama gövdesi daha küçük, sesi daha zayıftı. O dönem için yazılmış eserler, bugünün güçlü çalgısında aynı kuvvetle çalındığında kaba duyulur; daha ince bir ses ölçeği ister.
Yirminci yüzyılda gövde büyüdü, ses gücü arttı ve dağar genişledi. Bu dönemin eserleri çalgının yeni gücünü ve alışılmadık tekniklerini kullanır.
Bu bilgi süsleme kararlarını da etkiler. Hangi dönemde hangi süslemenin nasıl uygulandığı, notada yazmasa da icrayı belirler.
Derslerimizde çalışılan eserin dönemi ve yazıldığı çalgı, eserle birlikte ele alınır.