Klasik gitar dağarında bazı eserler kuşaklar boyunca çalınmaya devam eder. Bunların ortak özelliği, gitarın kendi doğasından doğmuş olmalarıdır.
Birinci ortak yan, açık tellerin kullanımıdır. Gitarın açık telleri belirli tonlarda doğal bir rezonans üretir; bu tonlarda yazılmış eserler çalgıda kendiliğinden dolgun duyulur.
İkincisi, çok sesli yazının ele uygun düşmesidir. Gitar aynı anda birkaç sesi taşıyabilir ama bunun sınırları vardır. Kalıcı eserlerde melodi, bas ve iç sesler elin doğal açıklığıyla örtüşür.
Üçüncüsü tını çeşitliliğine alan bırakmasıdır. Aynı bölümün farklı bölgelerde, farklı renklerle çalınmasına izin veren yazı, her icracıya kendi yorumunu kurma imkânı verir.
Dördüncüsü zorluğun müzikle örtüşmesidir. Teknik güçlük gösteri için değil, müzikal bir sonuç için konmuşsa eser yıpranmaz.
Bu eserler eğitimde de bir ölçüt işlevi görür: öğrencinin hangi basamakta olduğu, bu dağardan hangi eseri güvenle çalabildiğine bakılarak anlaşılır.
Derslerimizde dağar seçimi yapılırken bu eserler basamak ölçütü olarak kullanılır.